sayfa içeriği
    • www.askerihukuk.net
    • Türk Askeri hukuku ile ilgili konularda bilgi sunumu
    • www.askerihukuk.net
    • Türk Askeri Hukuku ile ilgili hususlarda bilgi sunumu
BÖLÜMLER
Resimli özlü sözler

Saat

THOMAS HOBBES VE JOHN LOCKE’UN GÜVENLİK ANLAYIŞLARININ KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZİ , Bilgehan EMEKLİER

THOMAS HOBBES VE JOHN LOCKE’UN GÜVENLİK ANLAYIŞLARININ KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZİ , Bilgehan EMEKLİER

THOMAS HOBBES VE JOHN LOCKE’UN GÜVENLİK ANLAYIŞLARININ KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZİ

 Yazar:

Bilgehan EMEKLİER (Harp Akademileri Komutanlığı, Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Ulusal ve Uluslar arası İlişkiler Doktora Öğrencisi E-posta: bilgehanemekliler@yahoo.com )

 Öz:  

 İnsanın ontolojik ihtiyaçları arasında önemli bir yer teşkil eden güvenlik olgusu, tarih boyunca birçok düşünür tarafından ele alınmıştır. Siyaset felsefesinin öncü düşünürlerinden Thomas Hobbes ve John Locke, henüz XVII. yüzyılda Toplum Sözleşmesi kuramlarının ağırlık merkezini oluşturan ve insan doğasından esinlenilen “doğa hali”-“toplum hali” tipolojilerini güvenlik olgusu üzerine inşa etmişlerdir. Hobbes, güvenlik doktrinini güç ve devlet temelindeoluştururken, devletin karşısında bireyin ödev ve sorumluluklarını ön plana çıkarmıştır. Locke ise özgürlük olgusu üzerinden kurguladığı güvenlik tanımını, bireyin hak ve özgürlüklerinin korunmasıyla özdeşleştirmiştir. Kapsayıcı ve çok boyutlu bir nitelik atfettiği mülkiyet olgusunun çatısı altında Locke, bireyin özgürlüğü ve güvenliğini bütünleştirmiştir. Buradan hareketle bu çalışmanın amacı, Hobbes ve Locke’un güvenlik yaklaşımlarının karşılaştırmalı bir analizini yaparak, iki teorisyenin güvenlik kuramları arasındaki süreklilik, kırılma ve kopuşları ortaya koymaktır.

 Giriş 

 Francis Fukuyama, 1989 yılında ortaya koyduğu “Tarihin Sonu” teziyle bir yandan liberal-demokratik değerlerin ve serbest-piyasa ekonomisinin insanlığın ideolojik evriminin sonu olduğunu ifade etmiş, diğer yandan da uluslararası sistemde işbirliği, diyalog ve uzlaşı olgularının artık hakim olacağını belirterek, ABD’nin Soğuk Savaş galibiyetini ve dünya liderliğini uluslararası kamuoyuna ilan etmişti. Ancak 11 Eylül 2001’de ABD’nin en önemli sembolik yapılarından ikisi olarak kabul edilen Pentagon ve Dünya Ticaret Merkezi’ne yapılan saldırılar, hegemonik bir güç olan ve küresel bir imparatorluk kurma amacındaki ABD’nin (Brzezinski, 2005, s. 17-50) gerek ulusal güvenlik anlayışının sorgulanmasına neden olmuş, gerekse de  bununla ilintili olarak uluslararası güvenlik-güvensizlik sorunsalını gündeme getirmiştir. Böylece Amerikan İç Savaşı’ndan bu yana Amerika Kıtası’ndaki en çok ölüme neden olan 11 Eylül saldırıları, “Tarihin Sonunun Sonu”nu ilan ederek hem XXI. yüzyıl uluslararası sisteminin miladı olarak kabul edilmiş (Davutoğlu, 2002, s. 25, 36), hem de uluslararası ilişkiler disiplinine ilişkin teorik açılımları çatışma ve güç söylemleri çerçevesinde yeniden yapılandırarak realist/neo-realist güvenlik yaklaşımını tekrar ön plana çıkarmıştır.

 

- YAZININ YER ALDIĞI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR DERGİSİ'NİN HAZİRAN 2011 SAYISININ 99-123 ÜNCÜ SAYFALARINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

Site Haritası
Site Yöneticisi



Avukat Orhan ÇELEN
Korkut Reis Mah. İlkiz Sok.
Fatih Apt. No: 20/14

06430 Sıhhıye-ANKARA
TÜRKİYE

TEL:
0 542 427 44 72
0 312 229 97 57
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret1221978
Üyelik Girişi
Hava Durumu
Sitemize destek verin
HABER BAŞLIKLARI